sanalbasin.com üyesidir
Fatih Karakaya
Fatih Karakaya

Fransa’nın İslamofobi ile Savaşı!

Gerçekten insan şaşırmadan edemiyor. Bu kadar ekonomik sorunlar varken, eğitim sistemi alarm verirken, sağlık sistemi çökmüş iken, ay sonu gelmez iken, emeklilik finanse edilemezken hala bir pez parçasını tartışmak dertlerini unutmak için

16 Ocak 2017 Saat: 23:36

Esselamu Aleykum değerli dostlar. Fransa’da bir seçim dönemine daha girmiş bulunuyoruz. Her seçimde olduğu gibi yine başlıca konu İslam ve Müslümanlar!

Gerçekten insan şaşırmadan edemiyor. Bu kadar ekonomik sorunlar varken, eğitim sistemi alarm verirken, sağlık sistemi çökmüş iken, ay sonu gelmez iken, emeklilik finanse edilemezken hala bir pez parçasını tartışmak dertlerini unutmak için içip sızan kişinin durumuna benziyor.

Elbet bazı Müslümanların davranışları kabul edilemez. Ancak sürekli bireysel suçları topluma mal etmek de art niyetlilik değil de nedir? Fransa’da patlayan bombalar için binlerce masum katledildiğinde Müslümanların algısı nasıl olmadır peki?

Varsa yoksa dertleri Müslümanlar! Sanki dünyanın ısınması Müslümanlar yüzünden, sanki seller, depremler Müslümanlar yüzünden.  

Bir düşünebiliyor musunuz bir siyasi Fransa Cumhurbaşkanlığına aday ama başörtü takan kadınlara vahşi diyor. Nedir bu kin? Bu kadar popülizmin bir gün kendilerine zarar vermeyeceğini mi sanıyorlar?

Şimdi de sinsi sinsi bir şekilde planlarını devreye sokuyorlar. Bir taraftan ırkçı parti ile hiç alakamız yok ve asla işbirliği yapmayız derken diğer taraftan ırkçı partilerine pabucu ters giydirecek vaatlerde bulunuyorlar.

Akıllarını peynir ekmekle yemişçesine buldukları ne varsa saldırıyorlar. İşin ilginç tarafı bu psikiyatrik sapkınlıkta sağ sol fark etmiyor. Adeta çılgınlıkta yarışır hale geldiler.

En son dertleri İslamofobi. İslamofobi kelime manası ile İslam korkusu demek. Ancak tıpkı Antisemitizm gibi aslında Müslüman düşmanlığını ifade için kullanılıyor.

Fakat entel dantellerin yanında bir takım siyasiler de ırkçılığı bile tekelleştirmeye çalışıyor. İstiyorlar ki bir tarafta sadece Antisemitizm olsun diğer tarafta hepsini bir tek ırkçılık adında toplayalım. Belirli bir gruba ayrıcalık sağlayalım.

Bunun içinde akla hayale gelmeyecek yalanlara başvuruyorlar. Örneğin İslamofobi kelimesinin ilk İran devriminde İslam’a eleştirileri susturmak için icat edildiğini iddia ediyorlar. Hâlbuki ilk defa 1900’lü yıllarda Fransızların Müslümanlara düşmanlığı ifade etmek için kullandığını göz ardı ediyorlar.

Şimdi de hedeflerinde İslamofobi ile mücadele eden dernekler var. İçişleri bakanı Cazeneuve bir açıklamasında “CCIF gibi kuruluşların savunduğu fikirler ile mücadele edilmeli” diyor. Bir düşünebiliyor musunuz, yıllardır mağdur Müslümanların haklarını savunan bir derneğe karşı mücadele edilmeli imiş.

Gerçekten kabul edilemez bir seviyeye geldik. İlk defa Sarkozy dönemimde İslamofobi devlet politikası haline gelmişti. En üst seviyedekiler bile bu düşmanlığı açık açık ifade etmeye başlamışlardı. Daha sonra Hollande geldi. Bir nebze ilk defa İslamofobi kelimesini kullanarak umutlandırsa da o ve özellikle de başbakanı Valls hem de Siyonist lobinin toplantılarında Müslümanlara saldırdı. Orada onlara gül dağıtırken Müslümanlara gözdağı verdi.

İnsan haklarından sorumlu en üst bürokrat bile açık açık Müslümanlara savaş açtı. Adamın görevi çok basit. Toplumda ırkçılığı, ayrımcılığa yol açacak uygulamalara son vermek, toplumsal barışı sağlamak.

Peki o ne yaptı? Sürekli İsrail’e gidip Yahudilere garanti verdi. Oradan gelip Müslümanlara olmadık hakaretler yağdırıp sözlü dalaşmalara girdi.

Şimdi devreye sözde ırkçılık ile mücadele eden dernekler girdi. Bir düşünün ki ırkçılık ile mücadele eden bu dernek toplantılar düzenleyip İslamofobi’nin olmadığını, boş bir söylemden ibaret olduğunu ve kullanımının yasaklanması gerektiğini savunsun.

Gerçekten akıl tutulması değildir de nedir?

Bildiğiniz gibi seçimler 2017’de. Sağcılar adayını belirledi. 5 yıl başbakanlık yapıp hiçbir başarı sağlayamayan kişi sağcıları temsil edecek. Söylemleri aşırı sağın da sağında. Üstüne üstelik seçildiği takdirde başbakanlık koltuğuna Türkiye karşıtı değil resmen düşmanı olan Valerie Boyer oturacağı söyleniyor.

Büyük ihtimal 2017’de ikinci turda Marine Le Pen ile Fillon arasında seçim yapacağız. Ölümlerden ölüm beğen diyorlar işte.

Kendimize gelmez isek, PEJ gibi siyasi hareketlere destek olmazsak çok daha karanlık günler bizi bekliyor.

Selametle….   

YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 1 yorum yapılmıştır
serpil 28.01.2017 22:40
islamı korkulacak bir din gibi gösterenler veya öyle görünmesini arzulayanların yaptıkları çalışmalar kadar bizim özellikle sivil toplum kuruluşlarımız, köşe yazarlarımız ve akademisyenlerimiz çalışma yapmadıkça biz islamofobinin önüne geçmemiz mümkün olmaz. sloganik davranmaktan öteye geçemeyiz.
 

FRANSAGAZETESI.COM - Fransa Haberleri France Journal Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İslamofobi dalgası Fransa’yı da vuracak mı?11 Ocak 2017 Saat: 18:46
Şu anda Almanya’da bir İslamofobi dalgası son sürat devam ediyor. İfade özgürlüğü adı altında yapılan bu yürüyüşlere bakınca Fransa ile paralellik kurmamak elde değil. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Böyle bir yürüyüş Yah
Tüm Yazıları